YUMRUK YERİNE…
Vecdi ALTAY
altay@vecdialtay.com
Dünya ülkeleri içinde, aynı zamanda rejimi de koruma görevinin olduğu tek ordu, Türk ordusudur.
Türk ordusu, cumhuriyetin ilanından günümüze kadar, ABD’nin paralı ordusu (!) gibi hiçbir şekilde sıcak ve aktif savaşa girmediyse de, iç düşmanlardan ve dış düşmanlardan ülkesini hep korumuştur.
İç düşmanlardan koruma görevini, 1961’de 1972’de ve 1980’de yerine getirmiştir, gerekçelerini açıklayarak.
Her üç döneme de baktığınızda, hepsinin rejim aleyhtarı girişimler üzerine gerçekleştiğini görürüz.
Yani cumhuriyet, demokrasi ve laiklik karşıtlığını, eylemlerini…
Burada, ihtilal savunuculuğu yapma gibi bir düşüncem yok.
Getirisini ve götürüsünü de tartışacak değilim.
Hele hele bir 12 Eylülzede olarak…
Önceki gün, Genelkurmay Başkanı’na bir gazeteci soruyor sanki, muhtıra ister gibi :
‘Neden sert bir açıklama yapmadınız?’
Yanıt:
‘…ne yani, illa masaya pak-küt böyle yumruk mu vurmamız gerekiyor? Masaya yumrukla değil beyinle, bilgiyle, hukukla vururuz. Türkiye birinci sınıf bir devlettir. Bütün kurumlar rollerini birinci sınıf oynamalıdır. Biz masaya aklımızı, beynimizi koyarız…’
Çok ilginç bir açıklama bu.
Gazeteci sertlik, başkan sakinlik ve mantık yanlısı.
Alışmışız ya, masaya yumruğunu vuran lider tipine.
Gazeteci de böyle bir şey beklemiş.
Yani, başkan masaya vuracak, heyt, karışma işimize diyecek.
Hem de tüm devlet kurallarını yıkarak…
Ne gaflet.
Geçti o devirler.
Şemdinli iddiası ile ilgili olarak yaşananlardan, Cumhurbaşkanı da rahatsız. O da, gelişmeleri doğal görmüyor.
Sokaktaki vatandaş da doğal karşılamıyor. Çıkın sokağa, sorun insanlara.
Vatandaş, Büyükanıt’ın önünün kesilmesinden çekiniyor, korkuyor.
Ancak çok iyi bilinmesi gereken bir gerçek var:
Orduda, her şey planlı ve programlıdır. Aylar ve hatta yıllar öncesinden, kimlerin terfi edeceği, kimlerim emekli olacağı, kimlerin ordudan atılacağı bellidir. Terfiler bile, yıllarca izleme ve rapor hazırlamadan sonra belirlenir. İzlemeye, eşler, çocuklar ve yakın akrabalar bile dahildir.
İşte, orduyu ayakta tutan dinamikler bunlardır.
Ha, ordu içinde rahatsızlık yok mu?
Elbette var.
Gençler, yukarıyı zorluyor.
Aşağısı ateşli, kaynıyor.
Yukarısı sakin, temkinli.
Genelkurmay Başkanı’nın açıklamaları bunların kanıtı değil mi?
Yani :
Artık bundan böyle yumruk yerine, bilgi,
Kasımpaşalılık yerine hukuk geçerli.
Başkan, bir konuda daha farklılığını ortaya koyuyor.
Herkesi uyarıyor ve diyor ki:
‘Türkiye birinci sınıf devlettir. Bütün kurumlar rollerini birinci sınıf oynamalıdır. Ben, ordu olarak birinci sınıfım. Rollerimi de birinci sınıf oynuyorum.
Artık siz de böyle olun…’